İngilizce Kabul Etme ve Reddetme İfadeleri – Accepting and Refusing

1. Accepting Expressions (Kabul Etme İfadeleri) 2. Refusing Expressions and Make Excuses (Reddetme ve Mazeret Bildirme İfadeleri)

3494

Günlük yaşantımızda birçok teklif, davet ve öneriyle karşılaşırız. Bu teklifleri kabul ederiz veya reddederiz. Reddettiğimiz teklifler içinse mazeret sunarız.

İngilizce’de teklifleri kabul ederken (accepting), reddederken (refusing) ve reddetme mazeretimizi bildirirken (making excuses) bazı kalıplar kullanırız. Şimdi bunları sırayla görelim:

1. Accepting Expressions – İngilizce Kabul Etme İfadeleri

İngilizce’de yapılan bir teklif ya da daveti kabul ederken kullanılan bazı ifadeler şunlardır:

Sure : Elbette

Yes, please : Evet , lütfen

I’ll definitely be there: Kesinlikle orada olacağım.

Yes,I’d love to : Evet , isterim.

I’d love to , thanks : İsterim , teşekkürler

Cool! : Harika

Awesome : Harika

That sounds fun : Kulağa eğlenceli geliyor

That sounds great : Kulağa harika geliyor.

I’ll be there for sure : Mutlaka orada olacağım.

Yeah , sounds good : Evet , kulağa hoş geliyor.

Why not? : Neden olmasın

That would be fantastic : Bu muhteşem olur.

Of course. Where is it? : Tabii ki , nerede?

Great! What time is it? : Harika , saat kaçta?

OK. Thanks for inviting me : Tamam. Beni davet ettiğin için teşekkürler.

 

2. Refusing Expressions and Make Excuses – İngilizce Reddetme ve Mazeret Bildirme İfadeleri

Yapılan bir teklifi ya da daveti reddederken ve reddetme mazeretimizi belirtirken kullanılabilecek bazı ifadeler şunlardır:

I’m afraid I can’t : Üzgününüm , yapamam/gelemem.

I must help my dad/mum : Babama / anneme yardım etmeliyim.

No , thanks. I’m full. : Hayır, teşekkürler.Tokum

Sorry , but I’m too busy. : Üzgünüm ama çok meşgulüm.

I’d love to but …… : İsterim ama …………

I’d love to but my cousins are coming that day : İsterim ama o gün kuzenlerim gelecek.

I’d love to but I have to be at home by 12 : İsterim ama 12’ye kadar evde olmak zorundayım.

I’d love to but I can’t : İsterim ama yapamam / gelemem.

Another time, maybe : Belki başka zaman

I can’t make it : Yapamam / Gelemem.

Oh, thanks. I don’t get on well with… : Teşekkürler, onunla iyi anlaşamıyorum.

Sorry, but I don’t like classical music : Üzgünüm ama klasik müzikten hoşlanmıyorum.

Yorumla(r)

Lütfen yorum yazarken Türkçe yazım kurallarına dikkat ediniz.
Türkçe yazım kurallarına uyulmayan, ziyaretçilere yarar sağlamayacak nitelikteki yorumlar onaylanmayacaktır!